Bursa'da meslek odaları, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecine tepki gösterdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada, "Mesele yalnızca kızıl geyik değil, Bursa'nın yaşam hakkıdır." mesajı verildi.

Bursa'da çok sayıda meslek odası, çevre örgütü ve sivil toplum kuruluşu, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin başlatılmasına tepki göstermek amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması düzenledi.

Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Doğader, Bursa Veteriner Hekimler Odası ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı çok sayıda oda ve Nilüfer Kent Konseyi'nin katıldığı açıklama, "Sadece Kızıl Geyiği Değil, Bursa'nın Yaşam Hakkını Savunuyoruz" başlığıyla gerçekleştirildi.

Ortak basın açıklamasını Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal okudu.

“Mesele Yalnızca Bir Kızıl Geyik Değil”

Basın açıklamasında, kızıl geyiklerin avlanmasının yalnızca bir yaban hayvanını değil, tüm ekosistemi ilgilendirdiği vurgulandı.

Doğanın ekonomik bir değer üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkılan açıklamada, "Doğa alınıp satılacak, ihale edilecek ya da ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirilecek bir meta değil, yaşamın ta kendisidir." ifadelerine yer verildi.

Katılımcılar, Bursa'nın karşı karşıya bulunduğu çevresel sorunlara da dikkat çekti.

Açıklamada; verimli tarım alanlarının sanayi yatırımları nedeniyle daraldığı, ormanların parçalandığı, maden faaliyetleri ile taş ocaklarının doğal yaşam alanları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi.

İklim krizinin etkileriyle kuraklığın derinleştiği ve su kaynaklarının giderek azaldığı ifade edilirken, Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorunu, Bursa Ovası üzerindeki yapılaşma baskısı, Uludağ'ın geleceği ve İznik Gölü'ndeki su kaybı da çevresel tehditler arasında sıralandı.

“Tek Sağlık” Yaklaşımına Dikkat Çekildi

Basın açıklamasında, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilerek, uluslararası alanda kabul gören "Tek Sağlık (One Health)" yaklaşımına dikkat çekildi.

Kızıl geyiklerin orman ekosisteminin önemli bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, biyolojik çeşitliliğin korunmasının ekolojik denge açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

Katılımcılar, Bursa'nın yalnızca çevre sorunlarıyla değil, Uluabat Gölü ve Yaren Leylek gibi doğayla uyumun simgesi haline gelen değerleriyle anılması gerektiğini ifade etti.

Açıklamanın sonunda ise şu çağrı yapıldı:

"Doğayı korumak romantik bir tercih değil; ekonomik, ekolojik ve toplumsal bir zorunluluktur. Doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir."

Katılımcılar, kızıl geyiklerin ava açılmasına yönelik ihale sürecinin durdurulmasını talep etti.