Derecik gibi dağlık ve yerleşimler arası mesafenin uzun olabildiği bir ilçede, 112’ye yapılan doğru ihbar müdahale ekibinin zaman kazanmasına yardım eder. Arayan kişinin tıbbi terim bilmesi beklenmez. Önemli olan olayın ne olduğunu, nerede gerçekleştiğini, kaç kişinin etkilendiğini ve devam eden tehlikeyi sakin, kısa ve doğru biçimde anlatmaktır.
Türkiye’de sağlık, polis, jandarma, itfaiye, orman yangını, sahil güvenlik ve afetle ilgili acil çağrılar tek numara 112 altında toplanır. 112 yalnız gerçek acil durumlar için aranmalıdır. Bilgi alma, yol sorma veya deneme amacıyla yapılan çağrılar, aynı anda yardıma ihtiyacı olan bir kişinin hattını geciktirebilir.
İlk cümlede ne söylenmeli?
Çağrı bağlandığında önce olay türü ve konum söylenebilir: “Derecik’te şu köy yolunda tek araçlı kaza var” veya “Şu mahallede bir evde yoğun duman görülüyor” gibi. Ardından en yakın yerleşim, yol adı, bilinen kilometre, köprü, okul, cami, akaryakıt istasyonu ya da kavşak gibi değişmesi zor bir işaret belirtilmelidir. Sadece “dağ yolundayız” demek geniş bir alanı tarif eder; mümkün olduğunca somut ayrıntı verilmelidir.
Akıllı telefonun konumu açıksa koordinat veya konum paylaşımı yardımcı olabilir. Ancak uygulamadaki pinin yanlış yerde olabileceği, özellikle vadi ve sınır bölgelerinde bağlantının kesilebileceği unutulmamalıdır. Konum bilgisi sözlü tarifle doğrulanmalıdır. Araç varsa renk ve türü, yolun hangi yönünde bulunduğu, yolun açık mı kapalı mı olduğu söylenebilir. Gece ihbarında görülebilen ışık, bina veya kavşak gibi ayrıntılar eklenir.
Etkilenen kişi sayısı, bilinç durumu, nefes alıp almadığı, kanama, sıkışma, yangın, suya düşme veya devam eden saldırı gibi kritik bilgiler çağrı görevlisine aktarılmalıdır. Bilinmeyen konuda tahmin yürütmek yerine “göremiyorum” veya “emin değilim” denmelidir. Tehlikeli madde şüphesi varsa yaklaşılmamalı; koku, duman rengi ve araç üzerindeki işaretler güvenli mesafeden tarif edilmelidir.
Telefonu kapatmadan ve yardım gelene kadar
Çağrı görevlisinin soruları tekrar gibi görünse bile amacı doğru ekibi ve ekipmanı yönlendirmektir. Telefon, görevli söylemeden kapatılmamalı; verilen ilk yardım veya güvenlik talimatları kişinin yapabildiği ölçüde uygulanmalıdır. Hat kesilirse şarjı koruyarak tekrar aranmalı ve önceki çağrının devamı olduğu belirtilmelidir. Telefon numarasının ulaşılabilir kalması, ekibin konumu doğrulaması için önem taşır.
Olay yerinde ikinci bir risk varsa önce arayanın güvenliği gelir. Trafik kazasında akan yolun ortasında durmak, yangında dumanlı binaya girmek, elektrik hattına yaklaşmak veya hızlı akan suya atlamak yeni yaralanmalara yol açabilir. Araç güvenli biçimde kenara alınabiliyorsa dörtlüler yakılır; gece görünürlüğü artırılır. Yaralı, yangın ya da çökme gibi doğrudan bir tehlike yoksa bilinçsizce hareket ettirilmemelidir.
Kırsal alanda bir kişi mümkünse güvenli kavşakta ekibi karşılayabilir; ancak bunun çağrı görevlisine bildirilmesi ve kimsenin yalnız bırakılmaması gerekir. Ev veya iş yerinin kapı numarası görünmüyorsa giriş aydınlatılabilir. Kalabalık olaylarda tek bir kişinin 112 ile konuşması, çelişkili bilgi ve yinelenen çağrıları azaltır. Diğer kişiler yol güvenliği, kapının açılması veya gerekli belgelerin hazırlanmasıyla ilgilenebilir.
İhbarın sonunda şu dört bilgi tekrar edilebilir: olay, açık konum, etkilenen kişi sayısı ve devam eden tehlike. Yanlış bilgi verildiği fark edilirse hemen düzeltilmelidir. Arayan kişinin adı sorulabilir; fakat yardım istemek için olayın mağduru olmak gerekmez. Tanık olan herkes güvenli bir yerden ihbarda bulunabilir.
112 araması ücretsizdir. Acil olmayan sağlık danışmanlığı veya kurum işlemleri için ilgili kurumun normal iletişim kanalı tercih edilmelidir. Gerçek acilde ise “yanlış bir şey söylerim” kaygısıyla beklemek yerine, bilinenleri açıkça söylemek ve görevlinin sorularını yanıtlamak en doğru yaklaşımdır.
Resmî kaynak: İçişleri Bakanlığı 112 Acil Çağrı Merkezi bilgilendirmeleri. Acil durumda tek numara 112’dir.




Yorumlar